Oyun sadece oyun mudur?

Oyun insanlık tarihi kadar eski bir geçmişe dayanmaktadır. Ebeveynlerin/yetişkinlerin çocuklarını tanımalarının en doğal ve sağlıklı yolu oyundur. Okul öncesi dönemde oyun, büyük ve önemli bir kısmı kapsamaktadır. Çocuklar kendi kimliklerini tam olarak oturtana kadar sürekli büyür, gelişir ve dönüşürler. Oyun oynamak çocukların iletişim kurma, özgüven geliştirme ve duygusal sıkıntılarını giderme aracıdır. Bir çocuğun oyun oynamasını istememek/ertelemek ya da engellemek, bir yetişkinin konuşmasına izin vermemek ya da engellemeye benzer. Oyun oynamak çocuğunuzun duygusal enerjisini şarj etmenin en iyi ve en temel yollarından birisidir. Çocuğun iş birliği yapmasını kolaylaştırır. Çocukların sağlıklı ve destekleyici ilişkiler kurmasını sağlar ve davranışlarını düzenler. Oyun oynamak çocukların beslenme ve uyku kadar temel ihtiyaçlarından birisidir. Çocuk oyunla birlikte sosyalleşmektedir.

Oyun hayatın özüdür

Çocuklarda okul öncesi dönemde öğrenmenin gerçekleşmesinde oyunun büyük bir yeri olduğu bilinmektedir. Okul öncesi dönemde oyun etkinlikleri ve oyun ortamı, belirlenen hedeflerin çocukların hayatına entegre edilmesine ortam yaratır. Özellikle okul öncesi eğitim kurumlarında çocuğu tanımada, davranışlarını anlamada, sağlıklı bir ilişki kurmada ve yeteneklerini desteklemede oyun önemli bir yere sahiptir. Oyun oynama içgüdüsü tam anlamıyla iki, üç yaşlarında gelişmiş olur. Çocuklara sağlıklı ve doğal öğrenme ortamında alan açarak çocukların duygusal, sosyal, fiziksel ve zihinsel yönden gelişmelerine ortam yaratmaktadır. Oyun etkinlikleri yapılırken çocuk, kendi bedenini kontrol etme, nesneleri kavrayabilme ve anlamlandırabilme yeteneği kazanmaya başlar. Oyunlarla çocuklar kendi iç dünyalarını yansıtırlar. Oyunda kurallar ve sınırlar yoktur çocuk istediği gibi oynayabilir, kendini istediği gibi ifade edebilir ve böylelikle hayallerini oyuna yansıtma fırsatı bulur. Oyun çocuğun fiziksel ve zihinsel yapısını geliştirmesine katkı sağlarken aynı zamanda çocuğun yaratıcılık özelliklerini geliştirmesine ve ortaya çıkarmasına da alan açmaktadır. Oyun oynarken çocuk sıçrar, koşar, sürünür. El becerilerini sağlayan oyunlarıyla da parmak ve el becerilerini harekete geçirir. Oyun çocuğun ince ve kaba motor becerilerini geliştirir. Çocuk oyun esnasında akranlarıyla iletişim halindedir ve böylelikle çocuğun dili kullanma yeteneği de gelişir. Oyun çocuklar için geliştirici ve iyileştirici bir niteliğe sahiptir. Oyun esnasında çocuklar yaşadıkları sorunlarını ve mutluluklarını oyuncaklar ve hikayeler yoluyla anlatırlar. Çocuklar böylelikle duygu boşalımlarını sağlar ve rahatlarlar. Oyunlarda ebeveynlerin yeri de çocuğun gelişimi için geniş bir yere sahiptir

Çocuklar, ebeveynleri tarafından anlaşılmaya ve güvende hissetmeye ihtiyaç duyarlar. Çocuklar, siz ebeveynlere içsel deneyimlerini ve duygularını oyun esnasında aktarırlar. Yetişkinler duygularını ve deneyimlerini sözcüklerle ve kelimelerle aktarırlar. Çocukların ise dili oyundur, kendilerini oyun yoluyla ifade ederler. Oyunun çocukların dünyasında yeri büyüktür. Çocuklar ‘bugün okulda kötü bir gün geçirdim, kendimi mutsuz hissediyorum, konuşalım anne/baba diyemezler.’ ‘Anne/baba benimle oyun oynar mısın’ derler. 

Çocuğunuzla yakınlık kurmak istiyorsanız birlikte oyun oynayın

Oyun sadece çocuğun gelişim alanlarını etki göstermekle kalmamakla birlikte aileye de çocuğunu anlama ve tanıma imkanı verir. Oyun oynarken çocukların ebeveynlerinden aldıkları destek ve karşılık çocuğun ileriki yaşamı için çok önemlidir. Çocuğunuzla oyun oynamak size çocuğunuzun ne kadar mutlu, sevgi dolu, ilgili, uyumlu ve yaratıcı olduğunu anlamanıza alan açar. Çocuğunuzu anlamakta zorlandığınız ya da fark edemediğiniz noktaları anlamanızı sağlar. Çocuğunuzla birlikte o derin ve büyüleyici duygusal yakınlığa uzanan köprüyü oyun oynayarak destekleyebilirsiniz. 

Oyun oynamak aynı zamanda dünyayı keşfetmelerini, anlamalarını, yeni deneyimler kazanmalarını ve duygularını fark etmelerini de sağlayan sınırsız ve sonu olmayan bir yoldur. Gelişimsel dönemlerinde çocuk en çok ebeveynlerin desteğine ve karşılığına ihtiyaç duyar. Çocuklar oyunlarında bile ebeveynlerini rol model alırlar. Ebeveynler çalışıyor olma, isteksizlik ya da oyun oynamayı bilmiyor olma gibi durumlardan dolayı çocuklarıyla yeterince oyun oynamamaktadırlar. 10-20 dakika bile olsa çocuklarınızın sizlerle oyun oynamaya, duygularını size anlatmaya ve sizinle oyun esnasında duygusal yakınlık kurmaya ihtiyaçları vardır. 

Ebeveynlerin oyuna karşı bakış açısı ve ilgi düzeyleri de bu durumu etkilemektedir. Ebeveynlerin çocukları ile oyun oynamaları çocuğun işbirliği ve dayanışma içerisinde olan, güven duyan, kendisiyle barışık, çevresiyle dengeli ve uyum içerisinde olan kişilik yapısı geliştirmelerinde etkilidir. Oyun oynarken ebeveynlerin yerme, yargılama, kıyaslama ve karşılaştırma gibi davranışlarından uzak durmaları gerekmektedir. Bu tür davranışların sergilenmesi çocuğun benlik gelişimini bastırmaktadır. Yapılan araştırmalar ebeveynlerin çocukları ile oyun oynamadığı zaman fiziksel, duygusal ve psikomotor gelişim yönlerinde aksaklıkların olduğu belirlenmiştir. 

Çocuğunuzla oyun oynarken kahkahalarla gülün

Kahkahalarla gülmek sizin ve çocuğunuzun kaygı ve stresine olumlu etkileri vardır ve aranızdaki sevgi,  iletişim ve yakınlık bağını güçlendirir. Kahkahalarla gülmek ailedeki bireyleri birbirine yakınlaştırır. Çocukların gülmesini sağlamak ve oyunu daha da keyifli hale getirmek oldukça kolaydır. Birlikte yastık savaşı yaparak, birbirinizi sandviç yaparak, saklambaç ve kovalamaca gibi bağlanma ve hareket temelli oyunlar oynayarak kahkahalarla gülebilirsiniz. Birlikte dans edebilirsiniz, komik surat ifadeleri yapabilirsiniz. Oyun oynamanın her yerde ve her zamanda mümkün olduğunu unutmamalısınız. 

Kilit Noktalar

Oyun çocuğun dilidir.

Oyun bir uyumdur.

Oyunla çocuk kendi duygularını ifade etme imkanı bulur. Mutsuzluklarını, sevinçlerini ve kızgınlıklarını oyuna yansıtır.

Oyunla çocuk kendi deneyimlerinin farkına varır.

Oyun gerçek ile hayal arasında bir köprü niteliği taşır.

Oyun çocuğun benlik gelişimine, sosyal gelişimine, psikomotor gelişimine ve duygusal gelişimine katkı sağlar.

Oyun çocuğu gelecekteki yetişkin/ebeveyn yaşamına hazırlar.

Oyun çocuğun sosyal ilişkilerine katkı sağlar. Akran ilişkilerini güçlendirir.

Oyunda aile ve okulun etkisi büyük bir öneme sahiptir.

Ebeveyn çocuk oyunları ailedeki duygusal bağı güçlendirir.

Oyun çocukların yaratıcılıklarına alan açar.

Oyunla birlikte çocuk özgürleşir.

Oyun gelişimin bir parçasıdır ve çocuğun vazgeçilmez öğrenme aracıdır. Çocukların oyunlarında kendini ifade etmesine izin verilmesi, duygularını paylaşmasına destek olunması, aradaki duygusal bağı güçlendirmeye çalışılması ve gerekli oyun ortamının sunulması gelecekte duygularını rahatça paylaşan, sorun çözme becerileri gelişmiş, kendini ifade edebilen, diğer insanların sınırlarına saygı duyabilen ve aidiyet duygusu gelişmiş ebeveynler/yetişkinler olması açısından büyük bir öneme sahiptir. 

Psikolog/Oyun Terapisti Afranur Mamuş

KAYNAKÇA

Cohen, L,J.  (2020). Oyuncu Ebeveynlik. Görünmez Adam Yayıncılık. 

Solter, A.J. (2017). Oyun Oynama Sanatı. Doğan Yayınları Yayıncılık ve Yapımcılık Ticaret A.Ş.

Ayan, S., Memiş, U,A. (2012). Erken Çocukluk Döneminde Oyun. Selçuk Üniversitesi. Selçuk Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Bilim Dergisi.  

Ulutaş, A. (2011). Okul Öncesi Dönemde Drama ve Oyunun Önemi. Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi. 

Özyürek, A. Gürleyik, S. (2016). Anne Babaların Okul Öncesi Dönem Çocukları ile Etkileşimlerinde Oyunun Yeri. Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi. 

Koçyiğit, S. Tuğluk, M.N. Kök, M. (2007). Çocuğun Gelişim Sürecinde Eğitsel Bir Etkinlik Olarak Oyun. Atatürk Üniversitesi. Erzurum.

Leave a Comment

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s