Dünyayı Tepetaklak Çevirmek- Belirsizliğin Kasıtlı bir Yaratımı Olarak Oynamak

Bu yazı Stuart Lester ve Wendy Russell tarafından kaleme alınan “ Turning the World Upside Down: Playing as the Deliberate Creation of Uncertainty” adlı makaleden alınarak çevrilmiştir. 

1-Giriş

Bir yaz günü öğleden sonra  bazı çocuklar etrafı araştırıyordu. Çocuklardan biri ortalığa dağılmış haldeki araç gereç kulübesinden bulduğu kırmızı bir kızakla göründü.

“Bakın ne buldum! Bununla ne yapabilirim?” dedi. Başka bir kaç çocuk daha onu takip etti. Buldukları şeyi su deposu yapısının tepesine çıkarmaya karar verdiler. Kızağı yapının tepesine çıkarmak için birlikte çalıştılar.  Kum çukurunun üzerine sarkan halatın olduğu yere kadar geldiler. Grup 4-5 kişilik  usta tırmanıcılardan oluşuyordu, ben de biraz uzaktan neler olacağını izlemeye karar verdim.

Kızağı kumun üzerinden yapının en ucuna kadar ittiler, ağırlıklarıyla kızağın en uçtan düşmesini engelleyerek iki çocuk da kızağın üzerine oturdu. Geri sayımın ardından arkadaki çocuk kalktı ve diğer çocuk hala üzerindeyken kızak kaymaya başladı.  Kızakla birlikte düşmemek için tam zamanında halatı yakaladı. Heyecan seviyesi daha önce oyun alanında hiç  görmediğim seviyedeydi. Yukarıya doğru tırmandı, diğer çocuklar hayatta kaldığı için onu kutladılar.

“Bu dehşet bir şeydi! Dehşetti biliyorsun değil mi?” dedi. Diğer çocuklardan biri;“ Bunu her gün yapabiliriz!” İlk çocuk “ Yapabileceğimi bilmiyordum! Öleceğimi sanmıştım!” (Araştırma katılımcısının bloğundan)

3. Oyun, Sağlık ve İyi Oluş

Gelişmiş dünya ülkelerinde oyun, çocukluğun belirleyici bir özelliği olarak görülür, ‘‘sağlıklı’’ gelişime katkı sağlandığından büyük ölçüde değerlidir. Geleneksel kaynaklar gelişimi, olgunlaşma süreci olarak, basitten gitgide karmaşıklaşan evrensel aşamalardan geçerek, ya da ‘‘toyluktan’’ ‘‘olgunluğa’’ ilerleyiş olarak gösterir. İlerleme, gelişim çerçevesi içerisinde geleceğin bilindiği senaryolar önerir ve böylece gelişmekte olan hayatı önceden var eder [31] ; gelişim ‘‘tüm potansiyeline ulaşmak’’ olan bir sürece dönüşür ya da çocuğun yetişkin olması için neye ihtiyaç duyduğu soruları ile bezenir. 

Belirsizlik ve riskten kaçınma arzusu; eleştirilmeden, kabul edilmiş bilgi ve gelenekler, “verilen problemlere karşılık gelen çözümlere ve verilen sorulara karşılık gelen cevaplara yerleşen bir hafife alma hissi” takınır [32] (s.82). Bu sağduyu ya da tutuculuğun malzemeleri, öğretileri, uygulamaları ve söylemleri; ilerleme hakkında yargılar uyandıran,  iyi ya da kötü veya doğru ya da yanlış gibi bir dizi ikili ilişki arasında ayrım yapan, iyi niyetlerle ve herkesin yararı için uygulanan belirli bir çocukluk görüşü sunar.

Oyun, bu ilerlemeyi desteklemek amaçlı bir kontrol mekanizması olarak kullanılabilir [33] böylelikle – büyümeye açıkça  katkı sağlayan –  arzulanan oyun davranışlarını destekleyen, ya da açıkça amaçsız, saçma ve istenmeyen diğer oyun formlarını sansürleyen araçsal bir değer üstlenebilir.   

Oyun, fiziksel, bilişsel, sosyal ve duygusal becerilerin gelişmesi açısından önemli bir yer tutar, bu durumda oyunda ‘‘ertelenmiş fayda’’ yaklaşımı salt oyun oynamanın ötesine hizmet eder [34,35]. Bu açıdan oyun, bir aktivite olarak tanımlanıp sınıflandırıldığında, organizasyon düzleminde, düzenlenmiş, yapılandırılmış ve belirli amaçlar için, tahsis edilmiş zaman ve mekânda gerçekleştirilen aktive sınıfına dahil olur. Örneğin, oyun ve öğrenme söylemi çocuğun araştırma ve keşfetme özgürlüğünü hoş karşılama iddiasında olsa da   bu özgürlük, pedagojik bir bakış ve inceleme ile kontrol altında tutulur; çocukların doğru şeyleri keşfetmeleri esas alındığından, çocuğun keşfetme özgürlüğü, sıkı bir şekilde kayıt altına alınır ve denetlenir [36].

Somutlaştırılmış bir araç şeklinde kullanılan gelişim anlatımı, makalede yer alan birbiriyle ilişkili başlıca iki tartışma konusu içeriyor, bunlar sağlık (hastalığın seyir etmemesi), ve güvelik (risk yönetimi) olarak adlandırılır. Bu işlevsel kullanımda odağın büyük bir çoğunluğu bilhassa fiziksel olarak ve açık havada oynanan oyunlar üzerine. Oyunun araçsal değerine artan ilginin bir örneği olarak, sosyal sağlık kurumları ve sağlık teşviki birimleri obezite ile mücadele etmek için oyundan bir araç olarak yararlanıyorlar [37,38], gelişmiş dünya ülkelerinin sağlık gündemine girmiş ve halı hazırda yükselmekte olan bir konudur [39]. Obezite söylemi, olağan biyotıp bakış açısından, hareketsizlik, düzensiz beslenme, obezite ve sağlıksızlık ilişkisine odaklanır; ‘‘obez ve risk altındaki (aşırı kilolu) vücutlar tembel ve ağır bedeller ödeyen   şeklinde resmedilir ve uzman kontrolü altına alınma ihtiyacı duyulur’’[40] (s.228).

Amacımız, aktüel obezite söylevini analiz ederek eleştirmek değil; oyun oynamanın bu parametrede nasıl bir mertebeye ulaştığıdır. Alexander ve arkadaşlarının [37] notuna göre amaçlanana ulaşılmasını sağlanması için müzakere ve planlama gerektiren ciddi bir faaliyet haline geliyor. Çocuklar için oyun ve obezitenin oyunu sağlıklı bir akvite olarak yapılandırması üzerine basılan tanıtıcı edebiyat ürünleri, oyunu yalnızca değerli biçimleriyle  sınırlarken  (oyunun istenmeyen biçimlerini kastederek, bu bağlamda genel olarak  oturarak oynanan oyunlar) aynı zamanda yetişkinleri çocukların hareketlilik içeren oyun aktivitelerine teşvik etmesi gerekliliğini gün yüzüne çıkarır [37,38].

Yine de bu tür politikalar, çocukların buldukları heryerde oyun yaratma kabiliyetini büyük ölçüde göz ardı ediliyor [41]: ‘‘Çocuklar nerede oyun orada’’ [42] (s. 10). İlk bakışta su kaydırağından kaymak, kasıtlı olarak fiziksel aktivite olması için amaçlanan bir eylem değildir, dürtüsel bir şekilde meydana gelen bir harekettir.   

Obezite ile mücadelede bir araç olarak ‘‘fiziksel oyunun’’ araçsallaştırılmasının yanı sıra, ‘‘Riskli oyun’’ a atfedilen değer ve bunun çocukların risk değerlendirme yetkinliklerinin gelişimine yaptığı önerilen katkıdır [43]. Yine de bu durum bir nebze belirsizliğe ve probleme yol açar. Masumiyetinin korunması başlığı altında, çocukların risk alması tehdit edici olarak görülür ve  çocuklardan riskten uzak durmaları beklenir, yaralanmalar ya da yaşam tarzından kaynaklanan hastalıklar da yetişkinlerin kötü risk yönetimi ile ilişkilendirilir [44]. Aynı zamanda, belli bir düzeyde göze alınan riskin faydalı olduğu savunulur. Risk-fayda değerlendirilmesinin yapılanmasında dengeli bir tavır sahiplenilmesi gereklidir, özellikle de Britanyada;

Gözetim altında oyun kurulurken denetimde yer alan bireylerin yaklaşımı ve sorumluluğu ile birlikte risk yönetimini göz ardı etmeden çocuklara ve gençlere yönelik faydalı bir oyun geliştirebilirler. Fayda sağlamak ve olası riskleri göz önünde bulundurmak, oyunu kuran bireylerin bu kuramda temel olan iki hedefi özümsemelerini sağlar: gençlere ve çocuklara eğlenceli, mücadeleci, etkileşime açık oyun fırsatları sunarken çocukları tolere edilemeyecek, zarara uğratacak risk faktörünün denetlendiğinden emin olmalarını [45] (s.8).

Bu yaklaşım, çocukluğun tüm kurumlarına nüfus eden abartılı riskten kaçınma durumuna bir karşı koyuş olarak görünse de, (gerekli) risk yönetim süreci tekniği dili içerisinde ifade edilir, yetişkin bireylere nelerin irrasyonel davranış olarak algılanacağına dair bir kontrol mekanizması olmaları için sorumluluk yükler.  Bunun yasallaşması, yetişkinlerin mesuliyeti ve kuralları, çocukluğun masumiyeti, koruma, en iyi fayda ve gelecek vatandaş gibi  çok daha geniş bir bağlamda iç içe geçmiştir.  Bunlara, “problem” yaratan  dolaylı etkiler de eşlik eder ve böylece ne söyleneceğine ya da yapılacağına dair keskin  sınırlar çizilir.  Bu yüzden yetişkinler genellikle;  oyunların “mış gibi” doğasını ve canlı duygusal boyutlarını  takdir etmek yerine, oyunlardaki içeriği olduğu gibi  ve risk odaklı bir okumaya dayalı olarak değerlendirebilirler. 

Korumacı anlayış açısından bakıldığında herhangi bir yaralanma olasılığı istenmeyen bir durumdur, potansiyel bir zarar ortaya koyar, sadece çocuklar için değil, aynı zamanda yetişkinlerin çocukları güvende tutma görevinde başarısız olmaları açısından [34]. Bu düşünce, açılış senaryosuna kolayca uygulanabilir.  Çocukların davranışları riskli olarak anlaşılabilir, yetkili yetişkinin bu durumda yaralanma olasılığı hakkında bir karara varması ve dile getirmesi gerekir, bu durumda çocukların yetkin tırmanıcılar olduğunu dile getirmektedir. Çocukların risk değerlendirme becerilerini geliştirdikleri anlaşılabilir, ki bu durumda şüphesiz öyledir,  yine de yapılan gözlemler aynı zamanda bu deneyimin çocuklar için heyecan verici bir güç olduğunu da ortaya koyuyor, bu konu daha sonra ele alınacaktır.

Kamu sağlığı ve eğitim kurumlarından oyuna artan ilgi var, ‘iyi oluş’ kavramı da sağlık ve sağlık sorunlarının bir eki haline geldi. Bunun çocukların sağlığı ve gelişimi arasında bir ilişki olduğu varsayımı ile birlikte, bunun tanımı ‘sağlıklı gelişim’ terimi ile belirttiğimiz çocukların iyi oluşunun normatif ölçümlerine yönelik bir kısaltmadır. Ancak kavramlar yetersiz bir şekilde tanımlanmıştır, iyi oluş, pozitif sağlık, yaşam kalitesi ve mutluluk gibi çeşitli terimler sık sık birleşik, belirsiz, tanımı eksik ve  literatürde tutarsız olarak kullanılmış [47,48], dolayısıyla çokça eleştirilmiştir [49,50].  İyi oluş hali; iyi olmanın ne olduğunu objektif ve normalleştirici bir tanımı benimseyen,  oldukça politik bir kavramdır. 

Çocukların iyi oluş halini hesaplamaya sıra geldiğinde, ölçümler eksik bir yaklaşım ortaya koyar: çocukların iyi oluş hali, fiziksel, zihinsel ve eğitimdeki “eksikliklerle”  ölçülür. 

Böyle bir bakış açısı, çocukların kimliği ve  gidişatının önceden belirlendiği ve “normal” olmaktan alıkoyan şeyin  ne olduğunu belirlemek için uygulanan, çocukları “iyi-olanlar” şeklinde değil, “iyi olacak olanlar” şeklinde bir vurguyu inşa eden, bir ajandayı destekler [51]. 

Morrow ve Mayall [50] (s. 227) iyi oluşa odaklanmanın nihayetinde bireyci, öznel, çocukların hayatlarının politik niteliğini ortadan kaldırma riski taşıyan bir yaklaşım  olduğuna;  çalışmaların çocukları kendi günlük dünyalar ve deneyimlerinden soyutladığı sonucuna vardılar. 

“İyi oluş” ölçüleri; yaşanmış deneyimlerden ya da insanların dağınık, karmaşık ve rastlantısal gündelik hayatlarından çıkardıkları,  iyi oluş ve mutluluğun genel tanımlarından ziyade,  siyasi partilerin öncelikleri ve  ideolojileri  hakkında daha çok şey söyler. 

Çocukların oyunları, bu süreçte giderek artan bir şekilde,  ekonomik olarak üretken ve sağlıklı yetişkinlerin gelişimini desteklemek için  uygun davranışlar hakkında değerler aşılamak için tasarlanmış bir dizi stratejik geliştirme süreci ile karıştırılmaktadır. 

Burada tehlikeli olan konu, bu müdahalelerin değeri değil, çocuklar ve oyun arasındaki  ilişkiye dair belirli bir anlayış ürettikleri yollar hakkındadır:

çocukların oyunlarının sağlıklı ve aktif olmasını düzenler ve böylece çocukların oynamaya teşvik edilmesini, oyunun diğer göreceli niteliklerinin görmezden gelinmesini normalleştirir. Aslında, sadece eğlenmek için oynamak (yani anlamsız zevk) ortak bir çocukluk deneyimi olarak düşünülse de, sağlık için, daha üretken ve açıkça aktif oyundan daha az önemli görünmektedir   [37] (s. 14).

Açılış senaryosuna geri dönersek, böyle bir hesap, fiziksel kaynakların faydalarını ve faaliyet, risk değerlendirme becerilerinin geliştirilmesini ön plana çıkaracaktır, fakat son birkaç cümleye fazla dikkat vermeyin:

“Bu dehşet bir şeydi! Dehşetti biliyorsun değil mi?” dedi. Diğer çocuklardan biri;“ Bunu her gün yapabiliriz!” İlk çocuk “ Yapabileceğimi bilmiyordum! Öleceğimi sanmıştım!” 

Bununla birlikte, bu gibi durumlarda bile, çocuklar düzenlenmiş olsa da kendiliğinden, öngörülemez ve eğlenceli, birlikte oyun yaratma eylemleri, anları için fırsatlar her zaman vardır, bu çocukların ve bazen de yetişkinlerin, başkalarının kendilerine dayatmaya çalıştıkları davranış ve hareketlerden kaçmalarını sağlar.  Ek olarak, şimdi oyuna bu noktadan bakıyoruz. 

Bu yazı Stuart Lester ve Wendy Russell tarafından kaleme alınan “ Turning the World Upside Down: Playing as the Deliberate Creation of Uncertainty” adlı makaleden alınarak çevrilmiştir. 

Makalenin orjinaline buradan erişebilirsiniz.

Çeviri: Zeynep Yükseloğlu

Düzenleme: Özlem Arkun

Görsel: The Land DocumentaryErin Davis

Leave a Comment

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s